Bir ruh hali seçin ve oda buna yanıt versin; ışık soğur veya ısınır, ortamın ritmi değişir ve karanlığın içinden sadece o duyguyu taşıyan eserler öne çıkar. Geri kalan her şey gölgelere çekilir.
Edgar Degas'ın Hayatı Paris, 1834. Hilaire-Germain-Edgar De Gas, orta halli ve varlıklı bir aileye dünyaya gözlerini açar. Zamanla sadeleştirerek Edgar Degas olarak anılacak olan bu isim, toplumsal beklentiler ile sanatsal tutku arasındaki o amansız gerilimle şekillenecek bir yaşamın başlangıcıdır. Fransız başkentinin o sofistike ve seçkin atmosferinde büyüyen sanatçı, ileride modern yaşamın tüm katmanlarını gözlemleyeceği o büyüleyici
sahnenin içinde yetişecektir. Yıllar, yoğun bir çalışma temposu ve sürekli değişen ilgi alanları arasında akıp gider. Çocukluğunun disiplinli ve yapılandırılmış dünyasından, şehrin gerçek ve sert çalışma alanlarına doğru bir yolculuğa çıkar. Dışarıdaki doğanın güneşli ışığını aramak yerine, stüdyonun ve tiyatronun o kontrollü, yapay ışığını tercih eder. Bakışları Paris'in dansçılarına, çamaşırcı kadınlarına ve at yarışlarına takılıp…